6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan Uğur Mumcu Meydanı’nda düzenlenen törenle anıldı. Törenin ardından, Deniz Gezmiş ve arkadaşları için denize karanfil bırakıldı.

Tören alanında bir konuşma yapan CHP Sinop İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Taşkın şunları söyledi;

“Bu topraklarda üç genç vardı… Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan…

‘Üç fidan’ dedik. Çünkü bu ülkenin karanlığa değil, özgürlüğe doğru büyümesi için yaşadılar.

İdam sehpasına giderken bile eğilmediler, boyun bükmediler, suskun kalmadılar, geri adım atmadılar.

Son anlarında ‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye!’ diyerek bu ülkenin hafızasına yalnızca bir veda değil, güçlü bir direniş bıraktılar.

Susturulmak istendiler ama daha gür konuştular. Yok edilmek istendiler ama büyüdüler. Unutturulmak istendiler ama bu ülkenin vicdanına kazındılar.

Çünkü bazı insanlar ölmez; fikre dönüşür. O fikir bugün hâlâ meydanlarda, sokaklarda ve mücadelede yaşamaktadır.

Biz de buradayız: Yarım bırakılmak istenen sözü tamamlamak, kurulan hayali bugünün mücadelesine taşımak için.

Bize bırakılan miras nettir ve canlıdır.

İşçi sınıfı bugün hâlâ taşeron düzene karşı direniyorsa, güvencesizliğe, iş cinayetlerine, yoksulluğa ve geleceksizliğe karşı ayağa kalkıyorsa… bu, devralınan mücadelenin kendisidir.

Gençler gelecek kaygısına, umutsuzluğa ve adaletsiz düzene karşı itiraz ediyorsa… bu, süren direniştir.

Emekliler insanca yaşam, geçim hakkı ve onurlu bir hayat için ses yükseltiyorsa… bu, büyüyen hak arayışıdır.

Doğa HES’lere, termik santrallere, nükleer projelere ve kent talanına karşı direniyorsa… bu, devam eden mücadelenin kendisidir.

Kadınlar eşitlik, özgürlük ve yaşam hakkı için sokaklarda haykırıyorsa… bu, en güçlü sestir.

Bugün 6 Mayıs’ta yalnızca geçmişi anmıyoruz; aynı zamanda bu ülkenin bugünkü siyasal gerçeğini de konuşuyoruz. Demokrasi, sadece sandık günü hatırlanan bir kavram değil; her gün korunması gereken bir halk iradesidir.

Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere, seçilmiş belediye başkanlarımız ve tutuklu siyasetçiler üzerinden yürüyen süreçler artık bireysel dosyaların ötesine geçmiş; doğrudan millet iradesini hedef alan bir tabloyu ortaya koymuştur.

Buradan açık ve net söylüyoruz: Seçimle gelen irade; siyasi baskıyla, yargı eliyle ya da idari müdahalelerle ortadan kaldırılamaz!

Milletin sandıkta verdiği karar yok sayılamaz, ertelenemez, susturulamaz!

Bu ülkede demokrasi ya vardır ya yoktur; yarımı olmaz!

Halkın oyuna, seçilmiş iradeye ve demokratik meşruiyete yönelen her müdahalenin karşısında duracağız!

Çünkü bu düzeni kabul etmiyoruz!

Çünkü bu iradenin sahibinin millet olduğunu biliyoruz!

Deniz Gezmiş ve arkadaşları bu mücadeleyi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldıkları “tam bağımsızlık” düşüncesiyle başlattı.

Bu bir tarih değil, bir çizgidi. Bu bir anı değil, bir duruştur.

Bu bir geçmiş değil, bugündür.

Deniz Gezmiş’in sözleri hâlâ kulaklarımızdadır: “Bu memlekette Mustafa Kemal’e gerçekten sahip çıkanlar varsa, onlar bizleriz.”

Bugün de aynı yerden sesleniyoruz: Bu ülkenin bağımsızlığına, emeğine ve adaletine sahip çıkanlar var.

Bu mücadele susmayacak, geri çekilmeyecek, geri adım atmayacak.

Bizler 6 Mayıs’ın mirasını sadece anmıyoruz; bugünün mücadelesine taşıyoruz. Adaleti, demokrasiyi ve emeğin mücadelesini savunuyoruz.

Çünkü biliyoruz ki bir ülkenin geleceği geçmişi hatırlamakla değil, bugün doğru yerde durmakla şekillenir.

Biz doğru yerde duruyoruz.

Bu ülkeye sözümüz var: Emeğin sömürülmediği, adaletin gecikmediği, gençlerin umutsuzluğa mahkûm edilmediği, kadınların hayatın her alanında eşit, özgür ve güvende olduğu bir Türkiye.

Üç Fidan’ın bıraktığı yerden devam ediyoruz. Bu cesaret yol gösteriyor, bu inanç güç veriyor, bu miras sorumluluk yüklüyor.

Biz bu sorumluluğun arkasındayız.

Yaşasın 1 Mayıs’ın emeği

Yaşasın 6 Mayıs’ın direniş mirası!

Yaşasın tam bağımsız Türkiye!”

Sinoplu Gazeteci Erdal Altuntaş'ın acı günü!
Sinoplu Gazeteci Erdal Altuntaş'ın acı günü!
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Türkan Karaoğlu