Sinop'ta çakıl kaplı yol kazaya davetiye çıkarıyor
Sinop'ta çakıl kaplı yol kazaya davetiye çıkarıyor
İçeriği Görüntüle

Bugün 30 Kasım: Sinop Baskını’nın 172. Yılında 2.800 Şehidimizi Rahmetle Anıyoruz

Karadeniz’in incisi Sinop, 172 yıl önce tarihin en acı günlerinden birini yaşadı. Rus donanmasının 1853’te gerçekleştirdiği kalleş saldırıda 2 bin 800 kahraman denizcimiz şehit edildi, şehir tamamen yakılıp yıkıldı.

30 Kasım 1853… Tam 172 yıl önce, Sinop bir sabaha kara bir sayfa ile uyandı. Rus donanması tarafından gerçekleştirilen Sinop Baskını, yalnızca Osmanlı’nın değil, dünya harp tarihinin de seyrini değiştiren bir katliam olarak kayıtlara geçti.

2 bin 800 kahraman Türk denizcisi, Sinop Limanı’nda, tarihin en acımasız saldırılarından birinde şehit edildi. Yaralı denizciler dahi denizde kanca, balyoz, kızgın yağ ve yanıcı maddelerle katledildi. Sinop şehir merkezi ateş altına alındı; 2 bin 500’den fazla ev ve dükkân kül oldu.

UNUTTUĞUMUZ BİR TARİH: KAÇ SİNOPLU BU ACI GÜNÜ HATIRLIYOR?

Tersane mevkisindeki Şehitler Çeşmesi… Deniz Şehitleri Anıtı… Her gün önünden geçilen ama anlamı giderek unutulan iki tarihî iz…

Bugün kaç Sinoplu, 172 yıl önceki o kara günü biliyor? Kaçı şehitlerimizin küllerinden yükselen bu şehrin hangi bedellerle ayakta kaldığını hatırlıyor? Sinop Baskını, hafızamızdan her geçen yıl biraz daha silinse de tarih affetmiyor, hatırlatıyor.

SAVAŞ TARİHİNİN DÖNÜM NOKTASI: AHŞAP YELKENLİLERİN SONU

Sinop Baskını, dünya harp tarihinde bir dönüm noktası olarak biliniyor. Bu baskın;

  • Ahşap yelkenli gemilerin son kez kullanıldığı,
  • Patlayıcı dolu modern güllelerin ilk kez denendiği

deniz savaşı olarak tarihe geçti. Rus donanmasının üstün ateş gücü ve modern silahları karşısında Osmanlı filosu büyük bir kahramanlıkla dirense de şehit verilmediği tek dakika olmadı.

“SENİN İÇİN ÖLDÜLER AVRUPA” – TARİHE GEÇEN MADALYA

Baskından sonra Sultan Abdülmecid, Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü yüzlerine vurmak için özel bir bronz madalya bastırdı. Madalya üzerinde şu vurucu cümle yazıyordu:

“Europe, Ils Sont Morts Pour Toi” – Avrupa, Senin İçin Öldüler!

RIYALE HÜSEYİN PAŞA VE 2.800 KAHRAMANIMIZ ŞEHİT DÜŞTÜ

Patrona Osman Paşa ve Riyale Bozcaadalı Hüseyin Paşa komutasındaki yedi firkateyn, üç korvet ve iki buharlı gemi, 30 Kasım sabahı Rus donanması tarafından kuşatıldı. Küçük tonajlı Osmanlı gemileri ağır Rus gemilerine karşı saatlerce direndi.

Riyale Hüseyin Paşa dahil yüzlerce subay ve toplamda 2 bin 800 denizcimiz şehit edildi. Sadece 125 denizcimiz hayatta kaldı. Onlar da esir alındı.

YAŞAR TARAKÇI O ANLARI BÖYLE ANLATIYOR: “ORTALIK CEHENNEME DÖNMÜŞTÜ”

Araştırmacı Yaşar Tarakçı’nın aktardığına göre baskın başladığı anda Sinop Limanı adeta alevlere gömüldü: Patlayıcı dolu Rus gülleleri gemileri bir anda tutuşturdu. Bir saat içinde tüm gemiler alev aldı. Kimi gemiler karaya oturdu, kimileri limanın içinde battı. Deniz alay alay şehitlerimizin kanıyla kızardı.

Bazı gemi komutanları ise gemileriyle birlikte savaşmayı ve onlarla birlikte batmayı tercih etti.

RUSLAR YARALILARI DA KATLETTİ

Tarihin en acı detaylarından biri ise denize dökülen Türk denizcilerinin kaderiydi. Rus askerleri:

  • Filikalarla yaralıların üzerine gidip
  • kanca, balyoz, yanıcı yağ ve ateşle saldırdı,
  • kaçmaya çalışanları tüfek ve toplarla hedef aldı.

Bu sebeple Sinop Baskını sadece bir savaş değil, uluslararası hukuk açısından bir sivil-asker katliamı olarak değerlendirilmektedir.

SİNOP'UN YANGINI AVRUPA’YI HAREKETE GEÇİRDİ

Baskının ardından: İngiliz ve Fransız kamuoyu Rusya’yı “hunharlıkla” suçladı; iki ülke, Osmanlı’nın yanında Kırım Savaşı’na girdi; Paris Antlaşması ile Karadeniz’deki askerî varlık sınırlandı; Sinop ise bir daha asla eski ticaret ve tersane gücüne kavuşamadı.

172. YILINDA ŞEHADETE YÜRÜYENLERİ RAHMETLE ANIYORUZ

Bugün 30 Kasım 2025… Sinop Baskını’nın üzerinden tam 172 yıl geçti.

Tarihimizin en acı deniz faciasında şehit olan 2 bin 800 kahramanımızı, Riyale Hüseyin Paşa’yı, Patrona Osman Paşa’nın yanında direnen tüm denizcilerimizi rahmetle, minnetle ve saygıyla anıyoruz.

Bu toprakların her karışı bedel ödenerek vatan oldu. Sinop’un alevler içindeki o günü unutulmasın diye, tarihin izleri bugün bir kez daha hatırlatılıyor.

Muhabir: Ümit Can Gökçen